Detoks Neden Bu Kadar Önemli

Detoks Neden Bu Kadar Önemli

Yaratıcı kainatı, bütün kozmozu içindekilerle beraber belli bir plan, nizam ve intizam içinde, insanlar istifade etsin diye yaratmış ve “Hiç düşünmez misiniz?” diye de ilahi kitabında bir mesaj vermiştir.

Mesaja kulak vererek düşündüğümüzde güneşin, ayın, yıldızların tesadüfen hareket etmedikleri, hepsinin bir gayeye hizmet ettiği dünya bilimince kanıtlanmış ve izah edilmiştir. Kozmik yönden ay ve güneşin çekim kuvvetlerinin hareketlerinden istifade ederek, insanımıza verilen mesajı sizlerle paylaşmak istiyoruz.

“Kozmik Beden Temizliği” olarak sizinle paylaştığımız bu arınma metodu, yılda iki defa ve her ay ayın belli hareketlerine göre uygulanmakta ve insanlığın istifadesi sağlanmaktadır.

Detoks-lavman yaparak maddi kirlerden de arınıp hücrelerimizi gençleştirebilir, sağlıklı mutlu bir yaşama geçebiliriz. Kozmik Beden Temizliği, evimizde sitemizde bildirilen günlerde uygulayacağımız ve hiçbir yan etkisi, bizlere artı bir maliyeti olmayan, herkesin tek başına evinde uygulayabileceği bir metottur.

Aslında bu “detoks-lavman” olarak adlandırdığımız metot, batıda yıllardır uygulanma alanı bulmuş, doğuda hayatın vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir. Bu metotlardan maalesef yıllardır ülkemizdeki insanlarımızın haberi her ne sebeple ise olmamıştır.
 

Ramazan ayı rahmet ayı olarak bildirilmiştir. Ramazanda tutulan oruç içinde, “Oruç tut, sıhhat bul”denilmiştir. Dünyanın bütün ülkelerinde başta oruç maksat edilmekle adları farklı olan pek çok diyet metodu, detoks, lavman ve su oruçları ile ilgili kitaplar ve yayınlanan dergi ve görsel programlar, yüzlerce olmasına rağmen ülkemizde maalesef bir elin parmaklarını geçmeyen oranda olup, bunlarda derleme eserlerdir.

Ülkemizdeki maddi ve manevi hastalıklar giderek artmaktadır. Hem de yüksek teknolojiyle ters orantılı olarak. Burada da düşünsünler. Neden bunların ürettiklerini biz tüketiyoruz ve neden biz hiçbir şey üretemiyoruz. Atalarımızsa tıp, fizik, astronomi, matematik gibi sahalarda batıdaki bugün istifade edilen ve bizimde aynen, araştırmadan ve insanlığa fayda ve zararları irdelenmeden aldığımız ve halkımıza hiçbir araştırma yapmadan uyguladığımız o teknolojilerin ilk şifreleri değiller miydi? Araştırma yapamayanlara biz bir kapı açalım. Ve ibretle okuyalım ve duyuralım.

1. Kan dolaşımını 16. yüzyılda Michael Servitus buldu dense de, bundan 300 yıl önce Müslüman, Türk alimi İbn-i Nefis (1208-1288) bulmuş ve kalbin bütün detaylarını, kan dolaşımını bir eserinde anlatmıştır.

2. Anesteziyi 1850 yılında Junken tarafından bulunup, kullanılmış dense de Sabit bin Kurra (835-902) Harran Üniversitesi’nde ilk denemelerini yaparak tıp sahasında bir ilke imza atmıştır.

3. Atomla ilgili ilk çalışma İngiliz fizikçi John Dalton (1766-1844) ve Alman fizikçi Otto Hahn (1779-1868) tarafından bulunduğu bilinmesine rağmen bugün Türkiye Cumhuriyeti topraklarında bulunan Harran Üniversitesi’nin bulunduğu alanda çalışmalarını yürüten o zamanın Harran Üniversitesi rektörü Müslüman kimyacı Cabir Bin Hayyan (721-815) tarafından bulunmuştur.

Hayyan’ın Kozmik Bilimin de sizlerle paylaştığı bilgisinde, “Atomda yani maddenin en küçük parçasında dahi yoğun bir enerji yüklüdür, bu enerji parçalanabilir ve ortaya çok farklı ve güçlü enerjiler çıkar. Bu da pek çok şehri yerle bir edebilir. Bu da Allah’ın gücünün bir işaretidir” diyerek atomla ilgili ilk çalışmayı başlatmıştır.

4. Verem hakkında Dr. Robert Kocha 1905 yılında vereme yol açan mikrobu bulduğundan dolayı Nobel mükafatı verilirken, Osmanlı Türk bilim adamı Abbas Vesim bin Abdurrahman 150 yıl önce verem mikrobu, bulaşma yolları ve tedavisiyle ilgili Dr. Kochâun hocalarının kendisini sık sık ziyaret ettiğini lütfen literatürü tarayıp öğrensinler.

5. “Göz, katarakt” ameliyatı ilk olarak 1846 yılında Dr. Blanchet tarafından yapıldığı söylense de Kuran’dan ilham alan Hz. Yakup’un perde inmiş gözüne Hz. Yusuf’un gömleğini sürünce görmeye başlaması hadisesinden yola çıkarak araştırmalarda bulunan Ebul Kasım Ammar bin Ali Mevsili (950-1010) yazdığı Kitabul-Müntehab adlı kitap Avrupa’da sahasındaki en iyi tıp kitabı kabul edilmiş ve yaşadığı yıllarda pek çok katarakt ameliyatı yapmıştır. Hem de bugün batıdan 800 yıl önce.

Bu ara şimdiki göz hastalıklarıyla ilgili hekimlerimizin başarısını ve Avrupa’dan pek çok kişinin göz hastalığının tedavisi için Türkiyemize geldiğini unutmayalım.

Temennimiz; Türk hekimlerinin diğer tıp sahalarında da aynı başarıyı yakalamaları, ilaç ve eczacılıkta, teslimiyet ve taklitten kurtularak, yeni icat ve metotlarıyla atalarımıza layık olmalarıdır.

Burada tıp sahasında ve insanla ilgili pek çok buluşun İslam dünyasında keşfolunduğu, Selçuklu ve Osmanlı bilim adamlarının buna çok büyük katkıları bulunduğunu birkaç misalle ortaya koymaya çalıştık.

Daha ki, kimya sahasında Razi’nin, tıp sahasında İbn-i Sinaâ’nın kitaplarının Avrupada ders kitabı olarak okutulduğu ve adlarının pek çok enstitüye verildiğini burada belirtmek isterim. Mesela İbn-i Sina’nın Fransa’da pek çok araştırma enstitüsü’nde adını bulunduğunu biliyor muydunuz?

 

İLETİŞİM BİLGİLERİ

Topkapı Mah. Topkapı Cd. Dullar Çık. No:2 K:4 34104 Fatih / İstanbul

0212 533 01 33

Copyrights © 2019 • Tüm hakları saklıdır